“ÇocuÄŸun mesleÄŸi oyun oynamaktır.” Bu lafı ilk duyduÄŸumda çok hoÅŸuma gitmiÅŸti. Söyleyeni bilmem bu ÅŸekilde mi söylemiÅŸ hatırlamam ama iÅŸin özü ve doÄŸrusu budur. ÇocuÄŸun hayattaki önceliÄŸi oyun oynamaktır –ya da öyle olmalıdır-. Sabah oyun için uyanır akÅŸam oyundan yorulunca uyur çocuk. Oynanan oyunlar ve o oyunlardaki “oyuncu tavrı”. çocukların karakterini geliÅŸtirir. Kimisi terinin son damlasına kadar oynar kimisi doÄŸuÅŸtan yeteneklidir kimisiyse mızıkçı... Bu son söylediklerim mahallede hemen dışlanır takıma alınmazlar. Mızıkçı olmak rakibi kendi takım arkadaşını kandırmak demektir. Topunu alır gider mızıkçı küslük çıkarır misketleri yaÄŸmalar. O yüzden de yüzüne bakılmaz mızıkçının kapısı çalınmaz annesinden izin alınıp oyuna çağırılmaz.“Åžimdi bu mahalle oyunları kalmadı nostaljinin beline vurdun be kardeÅŸim” deyip isyan ederseniz hakkınızdır. Ama konuyu bu eskilerden açmakta bir art niyetim var. Biz de nesil olarak bütün oyun zamanımızı arsalarda geçirmedik. Amstradlarımız. Commodore64’lerimiz. Atari ve Amigalarımız oldu. Dolayısıyla konsol ve bilgisayar oyunlarının da ilk nesli olduk. Ama biz “victimise” diye bir kelime bilmezdik yapanları da aÅŸağıcookık. Tıpkı mahalledeki mızıkçılara yaptığımız gibi. Sonra birden bu “cheat aramak”. “oyunu victimise’lerle bitirmek” lafları aldı yürüdü. Ne oldu da böyle kolaya kaçtı bir nesil? Ne çabuk unuttuk oyunun yüklenmesi için dakikalarca bekleyiÅŸimizi yenilgiyi yeni bir meydan okuma olarak kabulleniÅŸimizi ve aldığımız temiz galibiyetleri? Neden kaybettik biliyor musunuz ipin ucunu? Tam göğsümüzde kıl bitmeye baÅŸladığında “at abinin kıllı göğsüne” demediÄŸimiz için... Yani mahallenin abileriydik artık. Bizim mahallelerimizin abileri ne yapardı hatırlasanıza... Her ne kadar günleri iÅŸte güçte geçse de akÅŸam eve dönüşte “iki topa vururlardı”. Yetenekleriyle biz yeni yetmeleri hayrete düşürürlerdi. Bazen de nefesleri yetmezdi o ayrı... Ama itiÅŸip kakışmamayı. çamura yatmamayı mızırdanmamayı onlar öğretti bize kulağımızdan çeke çeke. Biz de yarı boylarındaki bücürükler. Goliath’lara karşı savaÅŸmanın azmini o arsalarda biledik. Ama gelin görün ki biz bizim abilerimizin bize öğrettiklerini öğretemedik odalarında ekran karşısına sıkışmış kardeÅŸlerimize. Öğretmedikçe de kiÅŸiliklerinde ufak rötuÅŸlar yapma ÅŸansını kaybettik. Åžimdi de “herkes kısa yoldan malı götürmeye uÄŸraşıyor” diye isyan ediyoruz. Unutuyoruz çocukların “cheat” yapmaya alıştıkları günleri. Sonra o çocuklar hayata da “sonsuz yaÅŸam”. “sonsuz silah” ve “sonsuz para” için cheatler ararken tüketiyorlar içlerindeki mızıkçılık yapmayan oyuncuyu!
Forex Groups - Tips on Trading
Related article:
http://erselserdarli.blogspot.com/2007/11/mzklar-ve-cheaterlar.html
comments | Add comment | Report as Spam
|